|
Arapça - Mahalmi Sözlük (-I-) |
|
|
|
Ibdi= başla Ibın= erkek çocuk, oğul Ib’iyd= uzak Iblis=iblis, şeytan Ibré= iğne Ibrıt benc= uyuşturucu iğne Ibrıt qıfıl= çengelli iğne Ibriq= sürahi Ibşara= müjde Ibyar= sürülmemiş tarla Ibyaža= boyama Icdiyd= yeni Icfen il ‘eyn= kirpik Icnun= delilik Icra= 1.kira,2. ücret I’di= koş Idxıl= gir Idras= dişler If’ul=işçiler Iflen= filan Ifrata= bozuk paralar Ifreğ=bulaşık kapları Ifrıngiyyé =kilidin dili Iftıker= düşünme Iftil= hayvanların kışın yemeleri için örülerek bağ şekline getirilen ot Ifved= kalp Igbir= büyük Iğlem= köle Iğlemık= senin kölen, soran kişiye alçak gönüllü olarak çocuğu için kullanılır Iğranê= taş yığını Iğraz=eşyalar Iğzeyné= elbise dolabı Iĥcoqet= 1.kalın bağırsaklar,2. Mumbar yemeği Iĥdaş= onbir Ihdiyye= hediye Iĥfaz= bebek bezi Iĥloq= bademcikler Iĥmar= eşek Iĥram= 1. İhram 2. Kundaktaki bebeği sarmada kullanılan bezler Ihsad= hasat Ihseniyyé= iyilik Ihséb= hesap Ihtıram=saygı Ixbar = haberler Ixbeyz= ekmek Ixneq= boğaz Ixsara= zarar Ixt= kız kardeş Ixtıre’e= icat, kendi tasarlama Ixvé= kardeşler Ixyata= dikim Ixyara= salatalık Ijlél= elbiseler Ijjeen= yazıklar olsun I’ kar= tarla I’mara= inşaat I’şar= gebe(hayvanlar için) I’yel= aile efradı Ikbir= büyük Ikfız= üstünden atla Iklên= yemek Ikniysé= kilise Iqta’= kes Iktéb= kitap Iktiybé= muska Ikŝir= çok Ikvara= tahılların saklandığı, depo edildiği özel yapılmış odacık Ikveyyıs=güzel Iqran= akran Iqtél=dövüş Iqtıf= kopar Iqtır=damlat Iqleyl= az Iqyaža= değiş- dokuş Iqzêz= cam eşyalar, zücaciye Il= belirtme ön eki (ıl beyt= ev) Ilbês= don Ilcêm= dizgin Ilĥéf= yorgan Ille= 1.ya da 2. Kala (ılle se’e=1 saat kala) Illeylê= bu gece Ilsén= dil Iltıheb= iltihap Ilyevm= bugün Im= anne Imbayyaž= boyalı Imbehdel= perişan Imbežžır= müsrif Imce’lek=kırışık Imçerçer=yırtık Imdavvar= yuvarlak Imdevved= kurtlu Imdevves=( ayakla) ezilmiş, sıkıştırılmış Im’effen= küflü Im’ellem= (öğrenmiş) alışkın Im’ellım= öğretmen Imdellel=şımarık, şımartılmış Imdeqmeq=Tıknaz, kısa, cüsseli Imenê= emanet Imfelfel= (pilav için) tane tane Imgebbes= sıkıştırılmış, sıkışık Imgeddi=dilenci Imgercem= pürüzlü, girintili çıkıntılı Im’asmas= sıska Im’evveq= gecikmiş Imğara= mağara Imğerbel= elenmiş Imhebbé= aşk Imhendıs=mühendis Imxeffır= korkan birini cesaretlendiren Imxavvas= kıvırcık Imxeddé= yastık Imxerbeq= birbirine karışmış (ipler, teller için) Imĥed= Masat, bileme aleti Imĥevĥel=yamulmuş, eğri büğrü Imĥi=sil Imqammar=kızartılmış Imqas= makas Imqermeç= kırışık Imkelles= sıvalı Imkemmel= tamamlanmış Imken= imkân Imkerked= bulanık Imqed= kadarında Imqeşşê= delikli kepçe Imke’pel= top şeklinde buruşturulmuş Imlebbes=giyinik Imlevven= renkli Immardal= necis, mundar Immê= ümmet Immiyyê= ana (kraliçe) arı ve karıncalarda Imnavvar= nurlu Imneffes= inik, havasız ( lastik, balon vb.) Impartan= tüylü Impe’çek= ezik Imrabba= reçel Imrabba’ = dört köşeli Imravvas=sivri Imsallaĥ=silahlı Imsallat=uçuruma gelmiş Imsallıĥ= tamirci Imseclé= teyp Imseĥ= sil Imsek=imsak Imsellê= çuvaldız Imsen= masat, bileme aleti Imsevves= Imsık=tut Imsiné= abdest v.b. işler için kullanılan ağzı dar ibrik Imşevveş= kafası karışan Imşevveşé= mercimek çorbası Imşi= yürü Imtahhır=sünnetçi Imtercım= tercüman Imtıĥen=sınav Imžarrabê=döşek Imzevvec= evli Imzeyyen= süslü Incara= talaş Incas= erik Inçerçer= yırtık Infesed= bir şeye alışıp her gün isteyen Ingılizi=İngilizce Inhar= gündüz, gün Inĥelê= kepek (tahılların) Inĥes= bakır Inqara= ana kaya oyularak çıkarılan beyaz toprak Inqaraf= 1.tiksindi 2. kırıldı Inqılı’= sökül, defol Innê şi= sanki, öyle görünüyor(aslında öyle değil, göstermelik ) Innevb= bu defa Insab=kazma, kürek gibi aletlerin sapı Inŝé= dişi Insécé= örgü Insen= insan Insenetiyyé= insaniyet Int= sen (erkekler için) Int u kêfık= keyfin bilir Inti=sen (bayanlar için) Intıbeh= dikkatli olma Intıxeb=seçim Intıki= uzan Intır=bekle Inzel=in Ipşen=için Iramıl= dullar Ircél= adamlar Ircultiyyê= erkeklik Irğif= yuvarlak somun Irkeb= bin Irmadé= kül Irmédiy= kül rengi Irmuş= kirpikler Irsas= kurşun Iryé= buluntu Iryén= bulmak Ises= temel Isfercelé=ayva Isfınce= sünger Isĥor= sahur Isım= isim Isqaqa= sokak Isken= oturma Iskıffé= kapı eşiği Iskıt=sus Islaĥ= silah Islem= islam Ismiyk= kalın Isneyneviyyé=kırlangıç Isse’= şimdi Istabıl=ahır Isted= usta Istıbır=bekle, sabret Istınıt=dinle Istışara=fikir sorma Istıvyên= pişmek Istoĥ= çatısız damın ya da balkonun yüzü Isvıd= siyah Iŝbat= şubat Iŝmen= para, paralar Iŝmeynyé= sekiz Iŝmeynyin= seksen Iŝnaş= oniki Iŝneyn= iki Işĥar= isin oluşturduğu siyahlık Işkelé= ayakkabı Iş’ ir= arpa İş’ireye= şehriye Işmar= kadın şalvarındaki elbise lastiği Işmir= bir tutam ot Işrab = iç (emir) Işşoşş= çüş Iştaĥ=eğimli yamaçlardaki tarla, ekili arazi Iştı’len= tutuşmak Işvey= az Işvey ışvey= yavaş Işyar=şuuru yerinde, uyanık Itbax= 1.pişirme, 2.pekmez yapma faaliyeti Itfa= söndürme Itfal=çocuklar Itféyé= kazanın oturacağı yer için üç yana taşlardan kurulmuş odun yakılan ocak Itfıngé= tüfek Itĥél= dalak Itĥiyné= tahin Itqerreb= yaklaş Itla’= çık Itlaq= salıverme Itrab= toprak Ityar= ev önündeki küçük bahçe I’ yunet= gözlük Izbelé= çöplük, pislik dökülen yer Izbib= kuru üzüm Izğeyyır= küçük Ižın=1. Kulak 2. İzin Izlem= adamlar Izreq= morluk Izya’= köyler Izyara= ziyaret Izyédé= fazlalık Ižyel=kucak Izyen= hata İze’e=
|