|
|
|
|
Arapça - Mahalmi Sözlük (-M-) |
|
|
|
Mabbaxiyye= tencere Mabrad=tahta, demir vb. eşyaları törpü alet Macroĥ=yaralı Macrud= faraş Mafrok=1.ovulmuş 2. darılmış Mafsal=1. Eklem 2. Yol ayrımı Mağrafé= tastan derin, dibi düz, büyük kepçe Maxlot= karışık Mahra= kısrak Maĥrum= mahrum Maĥsor= sıkışık Maftum=sütten kesilmiş Maqbara= mezarlık Maqhor= kahrolmuş, ızdıraplı Maqsof ıl ‘ımır= ömrü(n) kısa( olsun) manasında hitap Maqrož= ezilmiş Maqruf=1. Kırılmış 2. tiksinmiş Maqsufıl ‘ımır= ömrün kısa olsun manasında Maksor= kırılmış Malqat= mandal Mama= anne Mambar= minber Manfaža= kül tablası Manžara=1. manzara, 2.dam Maprot= tüyü yolunmuş Mar= bel Mara= kadın Maraž= hastalık Maréž= hasta Marham= merhem Marĥaba= merhaba Marĥamé=tülbent Marĥum=rahmetli (erkek) Marĥumê= rahmetli (kadın) Ma’ruf= tanınmış Ma’sara= üzümün sıkıldığı tekne Ma’sum= masum Maxlota= karışım, çorba Maxta= sümük Maslaĥa= menfaat, fayda Masosa= emzik Masoyé= süzgeç Masraf= masraf Mastara= örnek, model Mastor= çarpılmış, kaza yapmış Mastovra= korunmuş ( hitap) Maşhor= meşhur Matar= 1.yağmur2. Hava alanı Matariyyê= matara Matbax= mutfak Matrok=terk edilmiş Matoyé= sapan Mažluvm=mazlum May= su May ‘asir= meyve suları May fırınci= domates salçası Mazruna= lezzetli bir üzüm çeşidi Mebvelé= soluk borusu Mecle= mutfak tezgâhı Mecnun= deli Mecvê= geliş Medem= madem Medeni= medeni Medfun= defnedilmiş, ölü Medresê= medrese Medyun=borçlu Mefi= yok Mefruş= döşenmiş Megzun= orak Me’= beraberinde Me’ısselemé=sağlıcakla, selametle Me’qudé= haşlama yemeği Me’qul= makul, akla uygun Me’keruné= makarna Me’leqe= kaşık Me’ne=anlam Me’nege= eğer(atlara takılan) Me’u= onunla beraber Meğbun= küs, küsmüş Meğlub= mağlup, yenik Mehtuk= rezil olmuş Meĥebbé= sevgi, aşk Meĥbes= evlilik ve nişan yüzüğü Meĥkum= mahkûm Meĥleb= kendisinden ilaç yapılan, acımsı tadı olan küçük bir meyve Meĥmel=yorganlık, odalarda yorganların konulduğu bölüm Meĥmulé= hamile Meĥuv= silme Mexselé= lavabo Mekkine= makine Mekkinıt tasvir= fotoğraf makinesi Meqşerê= patates soyacağı Meksud= turşulanmış Meqem= makam, mevki Meq’ed= oturak Meqlé= tava Meqlub= ters Meqtul= öldürülmüş Meknesé= süpürge Mekseĥ= ağaçları budamaya yarayan çengel biçimindeki alet Mekteb= okul Mektub=mektup Mekkuk=mekik Mel’eb= oynama yeri, park Mel’ebé= oyuncak (haline gelme) Mélıĥ= tuzlu Meliĥ= iyi Melık=kral Melle= imam Mel’un= lanetli Melloĥ= haşlanmış nohut Mêlıs= kaygan, pürüzsüz Meli fıkır= fikrim yok Melyon= milyon Melzeqe= yakı Memnu’= yasak, engellenmiş Memseĥe= yerleri silmeye yarayan bez, paspas Menceliq= çekici araç Menderuné= silindir Menı’= engel Menqel= mangal Memşe= Menşefé= havlu Mepŝuŝ= parçalanmış Mereqe= sulu yemek Mêrdiyn= mardin Marĥum= rahmetli Merme’uvnê= toza toprağa bulanmış Merş= kilim Merzib= oluk Mese= gece Meselé=sorun Mesh=silme Meské= kulp Mesken= ev Mesloq= haşlanmış Mesmum=zehirli Mesnun= bilenmiş Meŝqeb= matkap Meşe= maşa Meşğul= meşgul Meşké= yayık Meşneqe= darağacı ( ipi) Meşu= yürümek Metfuné= türlü yemeği Methum= itham edilmiş, suçlanılmış Mevde’= fol, yumurtlama yeri Mevt= ölüm Meydé= kesme tahtası, yufka tahtası Meyl=sapma Meyyıt= ölü Meymé= nine Me’yub=kusurlu, ayıplı Mezro= metre Mézén=tartı Mezbeĥe= tespih Mežbeĥe= kesim yeri Mezbelé=çöplük Mežğ=çiğneme Mıbarık= mübarek Mĥelmi= Mĥalmi ırkından olan Mı’lıf= hayvanlara yem konulan kap Mı’rec= mirac Mı’tedi=saldırgan Mıddê=müddet Mıddên= uzatmak Mıd’i= davetli Mıftéĥ= anahtar Mıfti= müftü Mıfsıd= arabozucu Mıĥeĥe= yumurta sarısı Mıhdi= mehdi Mıĥĥeyé=silgi Mıhkên= sürtünme Mıhlê= mühlet Mıĥşi= doldurulmuş Mıĥtec= muhtaç Mıĥtel=sahtekâr Mıĥtırım=saygılı, muhterem Mığrıp= akşam Mıx= baş Mıxbi= gizli Mıxfi= gizlenmiş, kayıp Mıxtar= muhtar Mıxtên= sümkürmek Mıxtıbiy=saklı, saklanmış Mıxtıboyé= saklambaç Mıqtıdi= uyan, tabi Mıqŝéyé= bostan Mıkveyê= ütü Mılfıt=dönemeçte Mılĥ= tuz Mılĥêb= yaba Mılk= mal, mülk Mıllê= 1. Millet 2. köz Mımlık= nişanlı (erkek) Mın= kim Mın = -den, -dan (mın ‘Ali = Ali’den) Mınnara= minare Mınefıq= münafık Mınem= rüya Mınnê= minnet Mınnu= bir kısmı Mınkarra= tamamiyle Mınqar= gaga Mınqeç= cımbız Mınşar= testere Mırr= acı ( biber acısı değil) Mırara= safra kesesi Mırê= ayna Mırhi=aşınmış, eskimiş Mırqe’= taş atmak için kullanılan deriden yapılan alet Mırrayr= acı bir bitki Mırtıxi=gevşek Mıru= çok sert bir taş türü Mırzıb= oluk Mıssên= emmek Mısariyn= ince bağırsaklar Mısefır= misafir Mısse’=şimdiden Mıssên= emmek Mısĥaf= Mushaf, Kur’an Mısĥên=silmek Mısk= misk Mıskên= tutmak, yakalamak Mıskin= miskin, zavallı Mıslım= müslüman Mısses= çift sürenlerin hayvanların ayağına takılan çamuru sürerken çıkarmak için kullandıkları ucu spatulaya benzer demirden ve tahtadan uzun çubuğu olan alet Mısri= mısırlı Mısteĥe= utanma Mıstıĥi=utangaç Mışmış= kayısı Mışmışiyyé= kayısı hoşafı Mışreqe=güneş vuran yer Mışşeyê= terlik Mışt= tarak Mıştara= satın alma Mışteke=şikâyet Mıştıri= müşteri Mıştıki= şikâyetçi Mıtır= metre Mıtırbi= düğünlerde çalgıcılık yaparak para kazanan kişi Mıtli= dolu Mıtyên= esnetmek, uzatmak Mızvar= binekteki yüke bağlı urganı çevirerek gerginleştiren odun parçası Mıžğên= çiğnemek Mıžyež=midyat Miteyn= iki yüz sayısı Mitor= motor Miyden= meydan Miyyé= yüz sayısı Mxemmesé=boyna asılan, beş altın gramajlı altın Mo= 1.olumsuzluk ön eki (değil) 2.olmaz Mo heg= öyle değil( mi)? Moşi=bişey değil Morıf= bilmiyorum Mo yeqqın= inanmam, zannetmem Moysêr= olmaz Moža’= yer Mudir=müdür Mulıd= mevlit, mevlit yemeği Munê= azık Munesıb= uygun Mutebessım= gülümseyen Muvz= ustura
|
Yorum ekle
|
|