|
Arapça - Mahalmi Sözlük (-S-) |
|
|
|
Sabi= genç Sabuvne= sabun Sabır= sabır Sabitaş= onyedi Sacar= ağaçlar Sacara=ağaç Saff= sıra Safar= yolculuk Safi= net Safra= sarı olan Saĥar= seher vakti Saĥĥa= sıhhat (öksürene söylenen sözcük) Saĥıb= sahip Saĥra= çöl Saĥuv= havanın açık olması Sa’ıb= 1. Güçlü 2. Zor Sakarat= sekerat, ölüm anı Saqat= özürlü, topal Saqi’= yanlış olduğunu bilerek sadece kendi bildiğini yapan Saqiy=içirme, sulama Salatan= kanser Salâvat= salât Salıĥ= salih Saliyb= haç Samra= esmer (bayanlar için) Sanam=put Sandal=sandal Sannor= erkek kedi San’a= meslek Sar= oldu Sar’= sara Sarsor= bir böcek türü Sator= satır Savf=yün Savm= oruç Savt= ses Sayd= av Sayf= yaz mevsimi Sayım= oruçlu Sayır= olmuş Se’e= saat Se’edé=saadet Sebeb= sebep Seb’e= yedi sayısı Seb’iyn= yetmiş Sebı’= aslan Sebğ= boyama Sebil= sebil, hayrına Sec=sac Sed= engel, baraj Sedeqe= sadaka, hayra verilen yemek Sedıq= doğru sözlü Sediq= dost Sedyê= sedye Seffud=ince demir çubuk, şiş Seĥe= alan, saha Sêĥên= ötmek, çağırmak Sehbê= dere Sehım=hisse, pay Sêĥır= sihirbaz Seĥleb=salep Sehricê= büyük su deposu Sexe= cömertlik Sexi= cömert Sexel= oğlaklar, yavru kuzular Sexlê= dişi oğlak Sê’ıd= alyans Seq= ayak Sêkın= sakin Sekiy=su verme, sulama Sekiyné= gemi Sekkın= dur Sekté qelbiyyé= kalp krizi Selcem= şalgam Sellé= sele, sepet Selığ= haber Seliyq= haşlanmış buğday Sem= zehir Seme= gökyüzü, gök Semeké= balık Semı’ ĥelq= damak Semmi= besmele çek Sené= yıl Sened=senet Sendé= destek, dayanak Sendoq= sandık Serxe= çığlık, bağırma Seriğe= eni dar, ağız kısmı uzunca olan, bineklerin üstüne konularak yük taşımaya yarayan çuvala benzer araç Serox= füze Servé= servet Sevcê= çalı Sévır= bilezik Sévi= düz Sevq= çift sürme Sevi=yap Seyf= kılıç Seyf u seqe= yıldırım Seyyıd= seyit Sedye=1. seyitler,2. imamımız Seyyyidine= efendimiz Sıb= dök Sıbaĥiyye=1. Sabah vakti 2. (evlilikte ilk) sabah Sıbĥiyyê= sabah vakti Sıbbar= kaktüs Sıbbat= spor ayakkabı Sıbbên= dökmek Sıbenığ= ıspanak Sıbbé= hafta Sıbbên= dökmek Sıbı’= parmak Sı’dené= maymun Sıbĥ= sabah Sıccedê= namazlık Sıcud= sücut Sıcuq= sucuk Sıcın= hapis Sıcrên= içinde ateş yakarak ısıtmak Sıdé= örümcek ağı Sıddên= kapamak Sıdır= göğüs Sıdriyyé= önlük Sıfar=sarılık Sıfayê=ana kaya Sıffara= düdük Sıfın= mahzen Sıfır= sıfır Sıfnéyé= kama, odun kırarken balyozla birlikte kullanılan demir parça Sıfriyyé= sini Sıĥabê= sahabe Sıĥĥa= sıhhat Sıĥbê= sohbet Sıĥĥeb= fermuar Sıĥın= tabak Sıĥır= sihir, büyü Sıkkê= pulluk Sıkek=pulluk, çift sürmeye yarayan, traktöre bağlanan araç Sıkır= harçsız, alçak taş duvar Sıkkin= bıçak Sıkkâr= şeker Sıkkarayé= bonbon şekeri Sıkkari= krem rengi Sıkran= içkili kişi Sıkut= susma, sessizlik Sıqt= gerçek Sıqım= Sıla= namaz Sı ılên= sormak Sılem= selam Sılemê= 1.selamet 2. Hoş geldin Sılĥ = barış Sılfé= elti Sılxên=deriyi yüzmek Sılqên= haşlamak Sıllem= taşınabilir merdiven Sıltan= sultan, padişah Sımbılêyê= sümbül Sımd=ince bulgur Sım’ên=işitmek Sımk= kalınlık Sımsar=simsar Sımsım=susam Sımme’e= işitme cihazı (kulaklık) Sımmeq= susmak Sımmên= susmak Sına’a=sanayi Sındên= destek olmak Sıngé= süngü Sınné= sünnet Sınnên= bilemek Sınsılé= omurilik Sıntên= dinlemek Sıpĥanalla= süphanallah Sır= esinti Sır= sır Sır’a=sürat Sırfên= harcamak Sırxên= çığlık atmak Sırra= göbek deliği Sırrad= elek ( kum gibi malzemeleri eleyen) Sırraf=sarraf Sırq= hırsızlık Sırreq= hırsı Sırsır= ağustos böceği Sıtrên= çarpma Sıttara= cibinlik Sıttaş= onaltı Sıtte= altı Sıttiyn=altmış Sıtıl=bakır, kova Sıtra=1.örtünme, 2.korunma Sıved= siyahlık Sıvveq= 1. Çift süren 2. sürücü, şoför Sıybên=1. isabet ettirme 2. Başına bir iş gelmek Sıyyad= avcı Sıyyara= taksi Sif= bulaşık teli Six= şiş Sineme=sinema Sir=yoğurttaki kaymak tabakası Siyesê= siyaset Siyĥên= çağırmak Siyrên= 1. Olmak 2. doğmak Siyyar= seyyar Sqifét ıl beb= kapı üstü kiriş Sneyneviyyé= kırlangıç Stabıl= ahır Stamb= çok sert bir taş Stoĥ= damın yüzü Suduselığ=karayılan Suel= soru Sufi=sofu Suqên= sürmek Susalan=korkuluk, taşları üst üste koyarak yapılan korkuluk Soba= soba Soq=çarşı, Pazar Somya= karyola Sora=1. resim, fotoğraf 2. Kuran süresi 3.sima
|