English Arabic German Turkish

Özel Haber

 
  Ana Sayfa     Foto Galeri     Video Galeri     Mahalmi Sözlük     Şiirler     Aydınlarımız     Mahalmi Edebiyatı  
  You are here:  Anasayfa Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri
   
Başlık:
İsim:
E-Posta:
İçerik:
   

velit tuncer nunıp ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): velit

esselemu alaykum sayın site yoneticileri allah sizlerden razı olsun orhan turanın klibi muhteşem olmuş başka şarkıları varsa yuklerseniz cok sevinirim bide sizden ricam nunıbe yolunuz düştugunde fotograf eklicektiniz inşalah en yakın zamanda yuklersiniz izmirden saygı ve sevgilerle nunıp haldeh halkı allaha emanet olun.

CEVAP: Yolumuz Nunıb'e düşmedi daha. İnşallah yolumuz düşerse istediğin fotoğrafları ekleriz. Selamlar

Pazar, 07 Mart 2010 12:56

rıdvanع‎ ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): atasözleri

hocam sitede herşey iyi güzel olmuş ama birde ata sözlerimizide siteye eklerseniz daha iyi olmaz mı ? mesela 'lı mo yıtع‎eb mo yılع‎eb"

CEVAP: Sevgili Kardeşim Rıdvan,
Atasözleri bölümünün altındaki YORUM EKLE başlığı altındaki boşlukları doldurup gönderirseniz atasözünü eklemiş olacaksınız.

SELAM VE DUA İLE...

"

Cumartesi, 06 Mart 2010 15:33

rıdvan duruş ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): site üzerine

slm sayın site kurucuları ve değerli ziyaretçilerimiz öncelikle sitenin çok güzel işler için kullanıldığını ve site sayesinde bir çok havadisten haberdar olduğumuz için site yapımcılarına teşekkür ediyor ve böyle devam etmelerini dilerim ve siz değerli ziyaretçiler sizde bizim siteyi arkadaşlarınıza önerinki bir çok yerde tanınalım ve aynı zamanda bizim köye davet edin güzel köyümüzü herkes görsün... haydi allaha emanet olunLaughing

Cumartesi, 13 Şubat 2010 12:16

birkul ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): nasihat

LAİKLİK Dünyevî talebi bulunmayan, yani şeriatini hâkim kılmak, şeriatine uygun hukuk, iktisat, ahlâk, devlet, sosyal hayat, toplumlararası ya da devletlerarası ilişkileri bulunan bir sistemi hâkim kılmak ve bunu insanlığın istifadesine sunmak talebi, gayreti, cehd ve cihâdı olmayan bir İslâm, yani tevhidi Allah'ı bir tanımaya indirgemiş ve diğer yönleriyle içi tümüyle boşaltılmış, hıristiyanvari bir kimliğe büründürülmüş; dünyayı Sezarlara, tiranlara, tâğutlara, lâiklere, demokratlara terk etmiş bir İslâm anlayışı, teori olarak topluma kabul ettirilmekte ve pratikte gerçek dinin hâkim olmasına müsaade edilmemektedir. Câmileri kiliseye, Diyânet memuru imamları papaza, hayata bakışı hıristiyanlığa benzetilen bir din... Böyle bir İslâm, Allah'ın dini olan İslâm değildir. Böyle bir İslâm'ın Allah'ın Rasûlüne gönderdiği ve sahih olarak bize kadar nakledilerek gelmiş İslâm'la ilgisi yoktur. Böyle bir İslâm'ın, adından başka İslâm'la en ufak bir ilgisi bulunamaz. Ancak, "her türlü sapıklık ve saptırmaya rağmen, Allah'ın Dini'ni doğru olarak anlayan ve doğru şekilde ortaya koyan bir kesimin kıyâmete kadar varlığını sürdüreceğini, onlara muhâlefet edenlerin, hak yol üzere bulunan bu kesime asla zarar vermeyeceğini" müjdelemektedir Yüce Peygamberimiz. Allah'tan, bu hayırlı zümreyi her geçen gün güçlü kılmasını ve bizleri bunlardan eylemesini niyaz ederiz.        Hıristiyanlık, Bizansın resmî dini haline gelip devlet dini haline dönüşünce, Hz. İsa hakkında uydurulan ve tahrif edilmiş İncil'e geçirilen: "Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrının hakkını da Tanrıya veriniz" cümlesinde ifadesini bulan anlayış, insanı iki efendili ve iki efendisinin de buyruklarını yerine getirmek zorunda bulunan, efendilerinin buyrukları çatıştığında duruma göre birisini tercih e

Perşembe, 11 Şubat 2010 22:38

birkul ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): nasihat

Şehid "Şehid", Şehid olan, tanıklık eden, kesin bir haberi veren, hazır olan" gibi anlamlara gelir. "Şehid" kavramı Kur'an'da birkaç anlamda kullanılmasına rağmen, Şehid deyince akla daha çok Allah yolunda öldürülen kimseler gelmektedir. Bu bakımdan "Şehid", Allah yolunda, O'nun dini uğrunda çatışırken ya da cihad ederken canını veren, bu uğurda ölen kimse demektir.        Bu gibi kimselere "Şehid" denmesinin sebebi, onların cennetlik olduğuna şahitlik edilmesi, Allah'ın huzurunda her zaman diri olmaları, ölümleri zamanında meleklerin onlara şahit olmaları veya doğrudan cennete giderek Allah'ın onlar için hazırladığı çeşitli nimetlere şahit olmalarıdır.       Şehid kelimesi Kur'an'da otuz altı yerde tekil, bir yerde ikili, on sekiz yerde de çoğul olarak "şüheda" şeklinde geçmektedir. Kur'an'da "Şehid" kelimesi aynı kökten türemiş diğer kelimelerle beraber daha çok Türkçe'de şahitlik-tanıklık olarak bildiğimiz manada kullanılmaktadır.       Allah'ın ismi olarak Şehid: Allah'ın güzel isimlerinden (Esmâ-ül Hüsna'dan) biri de "Şehid"dir. Allah'ın ismi olarak Şehid, kendisinden hiçbir şey saklanmayan, her şeye şahid ve hiçbir şeyi unutmayan demektir. Şahit olma, bir şeyin bizzat yanında hazır olmayı hatırlatır. Allah gaybı ve gizli-açık her şeyi bilmesiyle "Alim-bilen" her şeyden haberdar olmasıyla "Habir-Haberi Olan" açık ve gayb olan şeylere şahid olması açısından da "Şehid"dir.Aslında Allah (cc) her şeyi bilir ve her şeye mutlak anlamda şahidtir. Yaratılmışlar, bir anlamda insanlar bir şeyi ancak onu ulaştıkları, o şey kendileri için hazır olduğu zaman bilirler, ona şahitlik ederler. Allah (cc) ise, insanlar için hazır olmayan, insanların bilmediği her şeye 'şahid' olan, onları olduğu gibi bil"

Perşembe, 11 Şubat 2010 22:36

BİRKUL ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): NASİHAT

VATAN KAVRAMI Bugün üzerinde bütünüyle hatalı bir anlayışın egemen olduğu kavramlardan bir tanesi de vatan kavramıdır. Bu yanlış ve hatalı anlayışın neticesinde vatan denildiği zaman ilk akla gelen insanın üzerinde doğup büyüdüğü toprak parçası  gelmektedir. Fakat bununla beraber Kur' ani gerçekler İslam ümmeti için vatan kavramını üzerinde doğup büyümeğe bağlamamış, bilakis Allah'ın dininin hakim olduğu toprak parçasını müslümanın vatanı olarak bildirmiştir. Hangi toprak parçası olursa olsun, hangi dilden konuşulursa konuşulsun, hangi renkten olursa olsun ... Allah'ın hükümlerinin tatbik edildiği, tevhid bayrağının dalgalandığı toprak parçası müslümanın vatanıdır. Ve böyle bir toprak parçasını korumak, muhafaza etmek için kişinin canıyla ve malıyla mücadele etmesi üzerine kesin bir farzdır. Hatta bu farziyetten ziyade imanın bir gereğidir. Bununla beraber şayet müslümanın doğup büyüdüğü, üzerinde yaşadığı, akrabalarının, aşiretinin bulunduğu toprak parçasında Allah'ın hükümleri kaldırılmış, İslam ahkamı yok edilmiş yerine beşeri kanunlar ihdas edilmişse böyle bir toprak parçası kesinlikle müslümanın vatanı değildir. Ve böyle bir toprak parçasını korumak ve muhafaza etmek de kesinlikle müslümanın üzerine vacip değildir. Bilakis beşeri sistemlerin muhafazasını yapmak, İslam ahkamına dayanmayan ideolojilerin uğrunda savaş vermek küfrün ta kendisidir. Nitekim Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır: "İman edenler Allah yolunda, kafirlerse tağut uğrunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşınız. Çünkü şeytanın hilesi-düzeni zayıftır." (4 Nisal76) İslam'a göre vatan, İslam otoritesinin ve hükümlerinin uygulandığı yerdir. Nerede İslam otoritesi bulunuyor, hükümleri ve akidesi uygulanıyorsa orası İslam beldesidir.

Perşembe, 11 Şubat 2010 22:35

günahsız ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): özlem

s.a syn haldehli hemşerilerim sizlerden 2 gün önce ayrıldıysam da sizleri çok özledim allaha emanet olun. kendinize çok iyi bakın

Çarşamba, 10 Şubat 2010 11:17

yussuf ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): teşekkür

ilginiz için teşekkürler allah razı olsun

Cuma, 05 Şubat 2010 14:43

yussuf ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): istek

sayın site yöneticileri sizden hala arapça müzik bölümü koymanızı  bekliyoruz LÜTFEN İSTEĞİMİZ DİKKATE ALINSIN!!!!!!!

CEVAP: Yogunluk nedeniyle zaman bulup ekleyemedik, en kısa zamanda eklenecektir. inşallah

Cumartesi, 30 Ocak 2010 18:50

Ziyaretçi ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): uyarı

esselamu aleykum bu sitenin haldeh'in tanıtım sitesi olduğunu biliyoduk. neden f.g in ve onun akımının reklamının yapılmasına müsaade ediliyor? yada bir başka soru f.g kim ki onun reklamı yapılıyor?  bu soruya cevap yazmak benim için çok kolay ama bu alanı tartışma mahalline çevirmek istemiyorum.....

 

admine: lütfen yayınlayın bu yazıyı

CEVAP: Muhterem af_gulu,
Öncelikle a.s.
dikkat ettiyseniz başka şahıslardanda alıntılar yapılıp yollanmış, biz içerikte zararlı bir şey yoksa onu yayınlıyoruz. Alıntı yapılan kişilerin tümü bize aynı mesafededir. Sizde beğendiniz faydalı olduğunuza inandığınız görüş, şiir veya yazıları ekleyebilirsiniz. Onlarıda yayınlamak bizim görevimizdir.

Sitemiz, insanımızın kendinden birşeyler bulabileceği bir sitedir. Bu gaye ile gelen mesajların neredeyse tamamı yayınlanır. yeterki içerikte kimseyi rahatsız edecek bir şeyler olmasın.
SELAM VE DUA İLE...

Perşembe, 28 Ocak 2010 14:45

nasuh ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): özlem

s.a köyümüzü çok özledim. selamlar

Çarşamba, 20 Ocak 2010 05:28

hasen ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): dava adamı

[His Dünyası] Dava Adamı

Kıvrım kıvrım Hakk'a uzanan ışıktan yolda, Benliğin her basamağını aşan kahraman; Yok gözü servette-sâmanda, parada-pulda; Büklüm büklüm bir yumak onun elinde zaman.

Durmuş gök yolculuğuna rampalar kuruyor, Ermiş Hızır'la bir halvete önceden önce; Gelip-geçene şafak mesajları sunuyor, Bağrında tek ışığın çakmadığı her gece...

Elinde meş'alesi, saçıyor her yana nûr, Kandiller sıra sıra geçtiği her bucakta; Atlas ikliminde her dem üfül üfül huzûr, Tütüyor amber kokusu, tüten her ocakta.

Yeşeriyor geçip gittiği yerler ardından, Nâra atıyor ovalar, obalar, yamaçlar... Rüzgâr bahar kokusuyla esiyor her yandan, Bir bir doğruluyor devrilen ulu ağaçlar.

Sonsuzla iç içe onun düşünce dünyası, Dilinde bir yanık türkü, gönlünde heyecan; Gözlerinde rengârenk âhiret haritası, Benliğinde nokta nokta ötelere iman...

Cumartesi, 02 Ocak 2010 11:21

HASAN ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): GENÇLİK İÇİN

[Sözün Özü] Bugün bazı gençler şeytanî tuzaklardan kurtulup vatan, millet, din ve diyanet adına kazanılmış olsa bile, bir sürü gencin iblisin oyunlarına yenilip, onun şerbetiyle zehirlenip mahvolduğu da bir gerçek.

Şehvet gayyasına yuvarlanan, nefis cehennemine düşen, fuhuş, kumar, uyuşturucu gibi kâtillerin eline geçen her genç bizim kaybımız. Şimdilerde bize o kayıpları da arayıp bulmak, hiç kimsenin ebedî hüsranına razı olmamak ve herkese bir kurtuluş yolu göstermek için çabalayıp durmak düşüyor.(M.F.G)

Cumartesi, 02 Ocak 2010 11:18

Ziyaretçi ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): baş örtümüz(ali bulaç tan

İstanbul Sosyoloji'de rezalet

 Perşembe günü İÜ Sosyoloji'de Oya Baydar'la "Sosyoloji öğrenimi" üzerine bir programa katıldım. Program davetini memnuniyetle kabul ettim.

Sosyoloji benim eleştirdiğim bir disiplin olmakla beraber sevdiğim bir alandı. Oya Baydar da benim gibi İÜ Sosyoloji bölümünden mezundu, üstelik ikimiz de uzun yıllar sonra okulumuzda konuşma fırsatını bulacaktık. Oya Baydar'ın binaya gelişi 40, benim 34 sene sonra oluyordu.

Program fakülte binasının hemen yanındaki Seyyid Hasan Paşa Medresesi'ni kullanan "Avrasya Enstitüsü"nde oldu. Ben binaya 20 dakika kala vardım. Enstitü müdürü beni ağırladı. Havadan sudan sohbet ederken, konu her nasılsa "başörtüsü yasağı"na geldi. Birilerinin neredeyse "çarşaf türü bir giysi" ile fakülteye girmek istediğini, kendisini "ikna edip" binaya sokmadıklarını anlattı. Ben olayın dersle ilgili olduğunu sandım. Biraz sonra Oya Baydar da geldi. Üzgündü.

Neyse programa katıldık, salon küçüktü, ama doluydu. Gayet güzel, yararlı bir program oldu. Akşam evden beni bir genç aradı ve iki genç kızımızın, başörtüleri dolayısıyla programa alınmadıklarını söyledi. O zaman konuşulanların bizim program öncesinde yaşandığını anladım.

Mağdur iki genç kız olayı şöyle anlatıyor: "Programın olacağı binaya geldik. Aradan bir dakika geçmeden bir bey gelip, 'Arkadaşlar başörtünüzü çıkartıyorsunuz, burada böyle oturamazsınız!' dedi. Arkadaşımla birbirimize baktık, kaldık. Nasıl yani!? Oturduğum yerden kalkıp beyefendinin yanına gittim. 'Pardon anlayamadım, siz ne demek istiyorsunuz?' dedim. Cevaben, 'İçeride medya mensupları var, burada böyle oturamazsınız, başörtünüzü çıkartın!' dedi. 'Burası medrese değil mi beyefendi,

"

Cumartesi, 26 Aralık 2009 13:12

hasan ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): mektup

selamlar sizlere teşekürler verdiğiniz bilgilerden dolayı.hayırlı akşamlar sizlere.

Pazartesi, 21 Aralık 2009 15:55

yussuf ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): teşekür

anlayışınız için teşekkür ederim şarkıları koymanızı 4 gözle bekliyeceğim tekrar  teşekkürler

Pazar, 20 Aralık 2009 12:57

yussuf ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): hatırlatma

bunu sadece ben değil bir çok arkadaşım istiyor lütfen bu istek dikkate alınsın tekrar teşekürler.

Cumartesi, 19 Aralık 2009 13:17

yussuf ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): istek

selamüaleyküm sayın haldeh sitesi kurucuları sizden siteye indire bileceğimiz mardin arapçası şarkılar koymanız istiyoruz şimdiden allah razıolsun saygılır teşekürler.

CEVAP: yussuf bey insallah en kısa sürede şarkıları ekleyeceğiz.

Cumartesi, 19 Aralık 2009 13:13

Ziyaretçi ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): selamlar

selamunaleykum sayın siteyi kuran kardeşlerim sizin bu çabanızdan dolayı tebrik ediyorum allah razı olsun benim sizden bir isteğim var kendi sitenizde video paylaş köşesi yapsanız nasıl olur bilmem ama bence oyle bir şey olursa sizin site için hazır bilgi direk gelmiş olur aramanıza gerek kalmaz. ve orjinal şeyler cıkacğına inanıyorum takdir sizin vesselem
ALEYKÜM SELAM HASSAN BEY,
SİTEMİZİN VİDEOLAR BAŞLIĞI ALTINDA VİDEO EKLE BAŞLIĞINA TIKLAYIP VİDEO EKLEYEBİLİRSİNİZ. EKLEYECEĞİNİZ VİDEONUN LİNKİNİ YAPIŞTIRIP "UYGULA"YA TIKLAYINIZ. SELAMLAR

Cumartesi, 19 Aralık 2009 12:57

Ziyaretçi ( Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ): Tesekkürler

hayirli aksamlar,

öncelikle bu siteyi kuranlara ve bize memleketimizle hasret gidermeyi saglayan arkadaslara cok tesekkür ediyorum.. ben her sene köyümü ziyaret etmeye calisiyorum, orada olamadigim zamanlar bu siteden bütün haberleri takip edebiliyorum..

basarilarinizin devamini diliyorum, buradan tüm hemserilerime ve en basta aileme selam ediyorum...

almanya/nordhorndan         mahmut baysoy (yildiz)

Perşembe, 17 Aralık 2009 17:13

 

Display Num  << Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >> Sayfa 1 - 4

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün10
mod_vvisit_counterDün213
mod_vvisit_counterBu Hafta753
mod_vvisit_counterBu Ay2330
mod_vvisit_counterToplam62102
Şu anda 10 ziyaretçi çevrimiçi
Top